18 HAZİRAN 1990

CUMHURIYETTEN

OKURLARA...

OKAY GÖNENSIN

Haber-Kapıcısı

Kitle iletişimi üstüne kafa yoran düşünürler,195O'lerde bir kavram buldular. Haber-kapıcısı. Bu kişi, sanayi toplumunda diğer insanlar adına "seçme" yapan insanlardan biri. Özelligi, diger insanların bilgilenmesi konusunda karar verici olması, yani gazeteci. Bir haberi yazmaya ve yayınlamaya,dolayısıyla diğer insanlara ulaştırıp ulaştırmamaya karar veren "haber-kapıcıları'nın her zaman etkili, olması da olanaksız; insanları seçtiği haberleri okumaya zorlamak gibi bir olanağı demokratik foplumlarda yok. "Haber-kapıcısı" tanımı ve "kamuoyunun gündemi" üstüne tartişmalar iletişim kuramcıları için "nesnellik" sorunuyla doğrudan baglantılı. İrfan Erdoğan ve Korkmaz Alemdar, "İletişim ve Toplum" adlı kitaplarında klasik nesnellik kavramını şöyle özetliyorlar: "Tutucu kuram haber araçlarının tam/doğru olarak rapor ettiği nesnel bir dış gerçeğin olduğunu, bu dış gerçekle kitle iletişim araçlarının çizdiği portre ve bunun izleyiciler tarafından alınışı arasındaki ilişkinin istikrarlı bir şekilde kalıplaştırılmış olduğunu (savunur)... Nesnelik kavramına göre haber betimlenenin kendisini içerir ve habercinin kararları, betimlenen dış dünya ile sınırlıdı. Yani haberde kişisel olmayan veriler konuşur, hiçbir bireysel değer yargısı yoktur. Haber/haberci siyasal ve ideolojik bakımdan yansızdır"

Erdoğan ve Alemdar bu tür bir nesnelliğin olanaksızlığını şöyle savunuyorlar: "Yansız ve değer yargısı taşımayan bir enformasyon düşünnmek olasılığı çok azdır. Enformasyon, sözcüğün her anlamıyla bir güçtür ve gücün yansızlığını savunmak oldukça zordur. Haberdeki her sözcük, her kavram, her tümce, her paragraf, her konu ve her resim belli bir anlam taşır..." Amerikalı sosyolog Gouldner de "nesnellik" kavramı konusunda daha acımasız: "Nesnellik, insanların sevme kapasitesi kötürümleştiği zaman kendilerine sundukları tesellidir. Nesnellik yansızlık değil, kendinden ve toplumdan yabancılaşmadır. Nesnellik, kişinin sevmediği, fakat karşı gelmediği bir dünya ile anlaşması, barış yapmasıdır... Nesnellik, yabancılaşmış ve siyasal bakımdan yersiz yurtsuz olanların ideolojisidir.."

İşte iki zıt görüş: 1- Kamuoyunun gündemini hazırlayan haber-kapıcıları nesnel ve yansız olmak zorundadır.. 2- Klasik kuramsal nesnellik olanaksızdır.

Kitle iletişim araştırmacılarına göre bu dalın profesyonellerinin kendileri hakkındaki imajlarının en önemli yanlarından biri "nesnellik"tir. Böylesine tartışmalı bir kavramın yaşama uygulanmasında bu kez teknik ilkeler ön plana çıkar: Kaynağı gizlememek, kişisel görüşünü habere katmamak, karşı görüşlere başvurmak. Bu klasik ölçütlerin kullanılması dar anlamda haberin nesnelliğini sağlayabilir, ama iletişim kuramcılarının anladığı tarz "nesnellik"in, haber kapıcılarının biraz uzağında olduğu anlaşılmaktadır.